Asimilasyon kıskacında ders başı yapacaklar

Yarın çalacak ilk ders zili ile başlayacak 2016-2017 eğitim ve öğretim yılın da, anadilinde eğitim ve öğretim görme hakkından uzak Laz, Arap, Pomak, Çerkes ve Kürt çocukları yine asimilasyon politikalarının kıskacında ders başı yapacak.

Asimilasyon kıskacında ders başı yapacaklar
ROJHABER - 50 bine yakın öğretmenin görevinden uzaklaştırılıp, açığa alındığı 2016-2017 eğitim ve öğretim yılı yarın başlayacak. İlk ders zilinin çalmasıyla ders başı yapacak milyonlarca öğrenci arasında bulunan anadili farklı öğrenciler, bu yılda mahrum bırakıldıkları anadilinde eğitim ve öğretim görme hakkından yararlanamayacak. İktidara geldiği günden bu yana göstermelik açılımlarla halkların dillerine karşı samimiyetsiz yaklaşan AKP hükümeti, anadilinde eğitim taleplerine olumlu yanıt vermiş değil. 

Ders müfredatına haftada 2 saatlik "Yaşayan Diller ve Lehçeler'' dersini koyan hükümet, devletin asli görevi olan ve uluslar arası sözleşmelerce de anadilinde eğitim hakkını görmezden geliyor.

'Devlet ırkçı tutumlarından vazgeçmelidir'

Anadilleri olan Lazcanın, her geçen gün daha çok asimile olmasından ve artık bitme noktasına gelmesinden yakınan Laz Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Armağan Serdaroğlu, bunun önüne geçmek için anadilinde eğitimi savunduklarını ve yıllardır da bunun mücadelesini verdiklerini söyledi. Devletin halklara karşı ırkçı tutumundan vazgeçmesi gerektiğini belirten Serdaroğlu, kendi anadillerinde eğitim ve öğretim görme taleplerinin bir an önce yerine getirilmesini istedi.

'Anadil haktır, diğer halklarla dayanışmaya hazırız'

Arap Alevileri Gençlik Meclis üyesi olan Mahmut Durkal da eğitim ne kadar doğuştan gelen bir hak ise, anadilinde eğitim görmenin de en az o kadar doğuştan gelen bir hak olduğunu vurguladı.
Türkiy'de farklı uluslardan, anadili farklı insanların yaşadığının yadsınamaz bir gerçek olduğunun altını çizen Durkal, Arap Alevi halkı olarak kendi dillerini korumak için ellerinden geleni yapacağını ve diğer halklarla birlikte mücadeleyi büyütmeye hazır olduklarını dile getirdi.

'AKP zihniyetini kendi toplumumuzdan kovacağız'

Pomak Dernekleri Federasyonu (PODEF) Başkanı Mehmet Demir'e göre de anadilinde eğitim talebine devletin gösterdiği yaklaşım tamamen ırkçı. Yoğunlukta Trakya bölgesinde yaşayan Pomak halkının yoğun asimilasyona maruz kaldığını kaydeden Demir, asimilasyona karşı mücadele vermeye devam edeceklerini kaydetti.

'Biz bu topraklar için ölürken Türkçe bilmezdik, şimdi ise anadilimizi'

Jineps gazetesi Yayın Kurulu üyesi Sebahattin Çurmıt ise, Çerkes halkı olarak dillerinin uğradığı asimilasyonu "Biz bu topraklar için ölürken Türkçeyi bilmiyorduk, şimdi ise kendi anadilimizi bilmiyoruz" sözleriyle ifade etti.

Çurmıt'ın işaret ettiği bir diğer durum ise anadilinde eğitim hakkını gündeme getirdiklerinde her seferinde "bölücü" olarak lanse edilmeleri. "Oysaki bu ülkeyi bir araya getiren tüm halkların anadilleri ile bir çiçek bahçesi, bir senfoni haline getirmek istiyoruz" diyen Çurmıt, hükümetin anadilinde eğitim talebine 'müfredatı siz hazırlayın, okuldaki öğrencilerin potansiyeline bakarak sizin kitaplarınızı basacağım' dediğini, ancak hazırlanan kitap müfredatlarının MEB tarafından basılmadığını da ifade etti.

Çurmıt, Türkiye'de yaşayan halklar olarak dayanışmayla, birbirlerinin anadiline sahip çıkarak bu ülkeyi bir anadil bahçesine dönüştürmenin mümkün olduğunun altını çizdi.

'Anayasa'daki 42'inci madde değişmelidir'

Yine Kürt Demokrasi Kültür ve Dayanışma Derneği Eşbaşkanı Mustafa Karaman göre ise halkların anadilinde eğitim hakkının önündeki en büyük engel, 1982 Anayasası'nda yer alan 42. Madde. O madde ise şöyle: "Türkçeden başka hiçbir dil, eğitim ve öğretim kurumlarında Türk vatandaşlarına ana dilleri olarak okutulamaz ve öğretilemez." Bu maddenin değişmesi gerektiğini söyleyen Karaman, uluslar arası yasalarda ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde yer alan "Her ülkede çocukların kendi anadillerinde eğitim görme hakkı vardır ve bunu da devlet sağlar" ilkesini hatırlattı.

Dillerin bu ülkenin renkleri olduğunu belirterek, devletin anadilinde eğitim imkânını sağlamak zorunda olduğunu kaydeden Karaman, "Devlet vergisini alıyor, gençleri askere götürüyor. Halk, devlete karşı görevlerini yerini getiriyor ama devletin de vatandaşlarına karşı görevleri vardır. Devletin görevini yerine getirmek gibi bir zorunluluğu var" diye konuştu.
 
Yükleniyor...
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.