Baluken: Tutukluluğumuz Anayasa ihlalidir

>>>

Baluken: Tutukluluğumuz Anayasa ihlalidir
 

ŞIRNAK - Silopi'de hakkında açılan davada savunma yapan HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, "Anayasa değişikliği yoklamasında Meclis'te bulunmam gerekiyordu. Ancak tutuklu olmam nedeniyle görevimi yerine getirme hakkım kısıtlandı. Bu durum Anayasa ihlalinin açık bir göstergesidir" dedi. 

HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken’in 2011 yılında partisinin ilçe binası önünde yaptığı konuşmaya ilişkin Silopi 2. Sulh Mahkemesi’nde yargılandığı davanın ilk duruşması görüldü. “Örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla yargılanan Baluken tutuklu bulunduğu Kandıra F Tipi Cezaevi'nden SEGBİS ile katılırken, duruşmaya avukatları, HDP Şırnak Milletvekili Aycan İrmez, HDP PM Üyesi Nurcan İmir ve parti yöneticileri katıldı. 

‘MECLİS’TE OLMAM GEREKİYORDU’

Baluken, savunmasında milletvekili olduğunu belirterek, “Dün itibari ile yapılan Anayasa değişikliği yoklamasında benim Meclis'te bulunmam gerekiyordu. Ancak tutuklu olmam nedeniyle görevimi yerine getirme hakkım kısıtlandı. Şu an ki durumumun Anayasa ihlali olduğunun açık bir göstergesidir. Mahkemenizin Meclis iç tüzüğü ve Anayasa’nın ilgili maddelerini inceleyerek durumumuzu netleştirmeniz gerekmektedir. Yapılan düzenleme ile dokunulmazlıkları kaldırıldı ancak Meclis tutuklanmamız yönünde karar almadı. Şu an bulunduğumuz durumun yargı ile ilgisi yoktur” dedi. 

BARIŞ HEDEF ALINDI 

Davaya konu dönemde "KCK operasyonları" adı altında sayıları 10 bini bulan siyasetçinin tutuklandığını bunun öncesinde silahları devre dışı bırakmak için yürütülen barış süreci olduğunu ancak birden elleri kelepçeli siyasetçileri gördüklerini belirten Baluken, bu durumun barışı hedef alan operasyonlar olduğunu ifade etti. 

‘BEŞİR ATALAY İTİRAF ETTİ’

Baluken, “Dönemin İçişleri Bakanı Beşir Atalay, bu operasyonların Fethullah Gülen Cemaati’nin Paralel Devlet Yapılanması tarafından yapıldığını açıkladı. Ben bizzat barış heyeti içerisinde yer alan bir milletvekiliyim. Üst düzey görüşmelerinin tamamında vardım. Kendileri bize bu sürecin tamamen barış sürecini hedef alan operasyonlar olduğunu dile getirdiler. Bu operasyonları yürüten hakim ve savcıların tamamı FETÖ soruşturması nedeniyle cezaevindedir. Yargıtay tarafından alınan kararda bu hakimler tarafından alınan kararlar kabul edilmedi. Ben bu davaların da bu şekilde sonuçlanacağını umut ediyorum. Toplumsal barışı hedef alan operasyonlarla ilgili olarak Türkiye’nin dört bir tarafında siyasi çalışmalar planladık. Amacımız bu gerçekleri kamuoyuna anlatmak ve teşhir etmek ve ülkemizin barışına sahip çıkmaktı. Bu etkinliklerin bir tanesini de Silopi’de planladık. Çünkü bu dönemde Silopi Belediye Eşbaşkanlarımız ve siyasetçiler gözaltına alınmıştı. Ben de parti organlarımızın çalışmalarına bir milletvekili olarak katıldım. Hakkımda açılan dava yasadışı olarak kontrolsüz bazı faaliyetlerin içerisine girdiğimi istinat eden bir cümlelik iddianamedir. İddianamede belirtilen sloganları ben atmışım gibi gösterilmiştir. Sadece zorunlu bir suç oluşturma gayesi var. O anki durumu anlatacak bir konuşma yapmam milletvekili olarak hakkımdır. Düşünce ve siyasi özgürlüğü hedef alan bir durum söz konusudur. Benim konuşmam sırasında olumsuz bir durum ve taşkınlık yaşanmadı. Muhtemelen konuşmam sonrasında yaşanan bazı durumlar iddianameye konu yapıldı. Milletvekili olarak olası durumlarda halk ve güvenlik güçleri arasında yaşanacak kontrolsüz durumları engellemeye çalışırız. Biz yapılan etkinliklerin sorunsuz geçmesi için her türlü fedakarlığı yaparız” diye konuştu. 

‘KÜRSÜ DOKUNULMAZLIĞININ AÇIK İHLALİDİR’

O dönem Silopi’de görev yapan emniyet yetkilileri ile yargı mensuplarının durumlarının araştırılması gerektiğini belirten Baluken, savunmasını şöyle sürdürdü: “Yakın dönemde Cizre’de 12 yaşındaki Nihat Kazanhan devlet içerisine yerleştirilmiş otonom örgütler tarafından öldürüldü. 15 Temmuz darbe girişiminin en kilit isimlerinden biri olan Semih Terzi de Silopi Özel Kuvvetler Komutanlığı görevini yürütmekteydi. Silopi, Şırnak devlet içerisine sızmış örgütlerin huzursuzluk ve hukuksuzluk yaratmaya çalıştıkları yerlerdir. Meclisi verdiğimiz sayısız araştırma önergesi vardır. Ben ‘Kürdistan, Kürdistan’ diye ifade etmedim ama meclis tutanaklarına defalarca ‘Kürdistan Kürdistan’ diye ifadeler geçti. İlk Meclis kayıtlarına bakmak mümkündür. Bugünkü Cumhurbaşkanı’nın kanallara yaptığı konuşmalara bakarsanız bu hususları görürsünüz. Benim ve parti yetkililerinin sorumlu tutulması yasama ve kürsü dokunulmazlığının açıkça ihlalidir. Bunların tamamen kürsü dokunulmazlığı olduğunu Meclis tutanaklarından çıkarabilirsiniz. Silopi’deki çalışmamızın tamamı demokratik çalışmalardı. Başkasına atfedilen suçlamalardan sorumlu tutulmam tamamen yersizdir. Şu an ki tutukluluk durumumun her ne kadar bu mahkeme ile ilgisi olmasa bile mahkemenizce dikkate alınabileceğini ve tutukluluk halimin mahkemeniz tarafından sonlandırılmasını talep ediyorum.”

Bir sonraki duruşma 17 Mart tarihine ertelendi.


 
Yükleniyor...
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.