‘Biz partizanlarız ve yaşıyoruz’

Rojava devriminin dünyanın ezilenlerine umut olduğunun örneklerinden biri de, devrimin savunulmasını sadece Ortadoğu halklarının değil, dünyanın çeşitli yerlerinden gelen devrimcilerin üstlenmesi. Öyle ki, Rojava’da uluslararası savaşçılardan oluşan Enternasyonal Özgürlük Taburu ve Antifaşist Özgürlük Taburu olmak üzere iki askeri birlik savunmada yer alıyor. 

MLKP savaşçısı Alman Ivana Hoffman, Enternasyonal Özgürlük Taburu’nun kurucularındandı. Afrika kökenli olan Alman komünist savaşçı, 2015 yılının 7 Mart’ında ölümsüzleşti. Almanya’dan MLKP saflarına katılmak üzere Ortadoğu’ya doğru yola çıkmadan önce yazdığı son mektubunda, “Sevgi ve umut dolu bir gerilla olacağım” diye yazmıştı. Geçtiğimiz Aralık ve Ocak ayında YPG’nin 3 enternasyonal savaşı, devrimin savunulmasında ölümsüzleşenlerin arasına katıldı. 

Kısa bir süre önce kuruluşunu duyuran Antifaşist Özgürlük Taburu, 1935 yılında Franco rejimine karşı İspanya’da savaşmaya giden devrimciler ile Hoffman’a atıfta bulundu, “Hayalleri ölmedi ve şimdi Rojava’da savaşan her yoldaşla birlikte yeniden doğuyor. Bir anka kuşu küllerinden daima yükseldikçe Rojava’daki devrim ateşi sonsuza kadar yanmaya devam edecektir. Biz Partizanlarız ve yaşıyoruz” dedi. Yıllar önce de dünyanın pekçok yerinden devrimciler, yüzlerini bile görmedikleri İspanya halkı için faşizme karşı savaşmak amacıyla “Uluslararası Tugayları” oluşturmuşlar ve “No pasaran” sözünü ezilen halkların mücadele tarihine miras bırakmışlardı.

Anarşist, sosyalist, komünistlerin yer aldığı Antifaşist Özgürlük Taburu’nun kurucuları arasında yer alan Rojava’daki adıyla “Heval Marcello”, Kobanê savunmasında da yer alan İtalyan savaşçı. Üç ay boyunca yaşadıklarını, “Savaşçı: Kobanê’yi IŞİD’e karşı savunan İtalyan’ın hikâyesi” adıyla belgeledi. Kitap, Ceylan Yayınları tarafından Türkçeye çevrildi. Önümüzdeki günlerde de okurla buluşacak. 

Basılmadan önce okuma olanağı bulduğum kitap, Rojava devriminin enternasyonal karakteri ile Kobanê savunmasında savaşçıların gösterdiği fedakarlığı anlatması bakımından önemli.  İtalyan Karim Franceschi, Türk askerlerinin ateşi altında Suruç’tan Kobanê’ye geçişinden silahı ilk eline alışına, ilk atış heyecanına, cesetlerle dolu sokaklardan zaferin ardından yeniden başlayan inşaya, cephedeki çatışmalardan keskin nişancıya dönüşünceye kadar üç ay içinde yaşadıklarını, tanık olduklarını, öfkesini, korkusunu, cesaretini, özlemini, acılarını, sevinçlerini anlatıyor. 

Franceschi’nin Suruç’tan Kobanê’ye geçerken, elinde bir Noel çorabı var. Kitabında neden yola çıktığını şöyle yazıyor: “Çorabın üst kısmında İYİ NOELLER, diye yazıyor. Şunu açıklığa kavuşturalım: deli falan değilim, bütün arzum Kobanê’deki çocuklara biraz şeker götürmek. Bana sokaklarda çok fazla sayıda anne babası, kardeşi olmayan, evsiz çocuk olduğunu söylediler. Kim bilir, şeker yemeyen kaç çocuk var. Kim bilir, hiçbir şey yemeyen kaç çocuk var. Çorabı kız kardeşim Jamila, 6 Ocak günü, ben yola çıkmadan üç gün önce vermişti. Hala ağzına kadar şeker dolu olduğundan ve ben yiyecek israf etmeyi sevmediğim için, yanımda getirdim.”

Kobanê gidinceye kadar eline silah almamış, “Tetiği çekmek için oyun çubuğunu büktüğüm PlayStation oyunları dışında, hayatımda hiç ateş etmedim. Filmler veya fotoğraflar hariç hayatımda gerçek bir silah dahi görmedim. Ağırlığını, nasıl taşındığını, nasıl doldurulduğunu bilmem” diye yazıyor.

Öncesinde aynı yılın eylül ayında Rojava Calling’in çağrısıyla Kobanê sınıra yardım getirmek için gelmiş. Uzaktan Kobanê’yi izlemiş. Ardından da izlemek yerine, savunmaya katılmaya karar vermiş. Buna neden olan ise, Rojava devriminin “vaat ettikleri”. 

Franceschi, “Ve Rojava bütün bir halkın rüyası; özerklik ilan edilmiş, Suriye’nin doğrudan demokrasi, eşitlik ve sürdürülebilirlik ilkeleriyle çoğunluğunu Kürtlerin oluşturduğu bir toplumun kurulmaya çalışıldığı kuzey bölgesi. Bütün bunlar benim de inandığım ilkeler. Proje zaten Demokratik Birlik adını taşıyor” diye yazıyor. İtalyan Franceschi’nin kilometrelerce öteden gelerek sahiplendiği federal sistemin inşaası, savaşın ortasında devam ediyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Düştü, düşecek” diyerek zafer narası attığı Kobanê düşmedi ve düşmediği gibi federal sistemin inşaasında da önemli gelişmeler yaşandı. Çünkü halklar, Rojava’da kurtuluş umudunu gördü. Rojava kadınların ve halkların gelecek umudu oldu. 

MLKP savaşçısı Alman Ivana Hoffman, Enternasyonal Özgürlük Taburu’nun kurucularındandı. Afrika kökenli olan Alman komünist savaşçı, 2015 yılının 7 Mart’ında ölümsüzleşti. 

Antifaşist Özgürlük Taburu’nun kurucuları arasında yer alan Rojava’daki adıyla “Heval Marcello”, Kobanê savunmasında da yer alan İtalyan savaşçı. Üç ay boyunca yaşadıklarını, “Savaşçı: Kobanê’yi IŞİD’e karşı savunan İtalyan’ın hikâyesi” adıyla belgeledi. 

Yeni Özgür Politika

Loading...
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.