Dink davasında savunma yapan Yılmazer: Hepimizi Erdoğan atadı

Dink cinayeti davasında savunma yapan dönemin İstihbarat Dairesi C Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer, “Bizi silahlı terör örgütü yöneticisi yaptılar. Terör örgütü yöneticisine bakar mısınız? Hepsi Başbakan Erdoğan ve yetkililer tarafından atandı. Niye bir tek siyasi yetkili yok burada. Ergenekon, Balyoz soruşturmaları için emir veren bizzat dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'dır” dedi.

Dink davasında savunma yapan Yılmazer: Hepimizi Erdoğan atadı

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin görülen davanın 31'inci celsesi, Çağlayan'daki İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başladı. Duruşmaya, davanın savunma yapmayan tutuklu sanığı ve dönemin İstihbarat Dairesi C5 Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer, dönemin İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek ile çok sayıda tutuklu ve tutuksuz sanık katıldı. 

Duruşma, gelen belgelerin okunmasıyla başladı. Okunan belgelerin ardından Yılmazer’in sorgusu başladı. Hakkındaki iddia ve delillere yanıt veren Yılmazer, 25 yıl emniyette görev yaptığını ifade ederek, sicil notunda herhangi bir olumsuzluk yaşamadığını ifade edere Yılmazer, durumunun anlaşılmaz ve güç olduğunu dile getirdi. Yılmazer, iddianamede 17 sayfanın kendisine dair iddiaların bulunduğunu ifade etti. 

Yılmazer ve mahkeme başkanı arasında gerginlik

Yılmazer, 11 Nolu F3’e dair “Benle ilgili olmayan iddia yer almış” dedi. Emniyet içerisinde cemaat yapılanmasını yaptığına dair iddialara ilişkin ise Yılmazer, “Benden önceki kadro neyse ben onunla iş yaptım. Bu iddialar savcıya yakışmaz” dedi. Yılmazer’in savunmasına müdahale eden mahkeme başkanı “Bir kurum için, savcı için yakıştırmadım diyemezsiniz. İddialarıdır” dedi. “Terör” kavramının hukuki bir terim olduğunu ifade eden Yılmazer, “Olmayan bir örgütten insan sorgulana bilinir mi?” dedi. 

'Ergenekon soruşturmalarının emrini veren Erdoğan'dır'

Erhan Tuncel’in görece alınmasına dair Yılmazer, “Yardımcı istihbarat elemanının işe alınması veya çıkarılmasını C şube takip etmez. Benim bilgim yok” diye konuştu. Yılmazer, “Biz tutuklanarak susturulduk” dedi. Yılmazer, “Bizi silahlı terör örgütü yöneticisi yaptılar, terör örgütü yöneticisine bakar mısınız? Hepsi Başbakan Erdoğan ve yetkililer tarafından atandı. Niye bir tek siyasi yetkili yok burada? Neye göre kumpas bu Ergenekon, Balyoz? Daha düne kadar devlete kadar bir yönelimleri vardı. Ergenekon, balyoz soruşturmaları için emir veren bizzat dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'dır” dedi. 

'Ben olmasaydım mahkemedeki deliller olmazdı'

Yılmazer, “Sadece bir F4 ile yapmam gerekeni yapmadığım iddia ediliyor. Benim herhangi bir fiilim yok Hrant Dink cinayetine dair. Benim hangi dahlim veya fiilim bu cinayete zemin katkı sağlamış? Dink cinayetiyle ilgili Trabzon emniyet görevlilerinin ve koruma önlemi almayan İstanbul'un sorumluluğu var. Benim değil” ifadesinde bulundu. “Görevi kötüye kullanma” iddiasına dair Yılmazer, “En fazla görevi ihmal etmişimdir” dedi. Resmi belgede sahtecilik ve yok edilmesine dair ise Yılmazer, “Ben hangi belgeyi yok etmişim. Bugün ben olmasaydım mahkemedeki deliller olmazdı” dedi. 

'İstanbul'da görev yapmadım'

Yılmazer, “Dink cinayetiyle ilgili Trabzon Emniyet görevlilerinin ve koruma önlemi almayan İstanbul'un sorumluluğu var. Benim değil. Benim Trabzon ile hiç bir bağlantım yok. Trabzon’a hiç gitmiş değilim. Ama Engin Dinç’in var. Trabzon jandarmasıyla izahı mümkün olmayan ilişkileri var” dedi. 11 Nolu F3’ün ekinde bulunan F4’ün imha yok edilmesine dair ise Yılmazer, “Ben evrak yok edemem. İllerin arşivine karışamam ben” dedi. Yılmazer, “İddianameye göre bu cinayeti bir organize etmiş ve planlamışız. Bu bilgiler İstanbul’a iletilmiş. Vali’ye ben mi diyeceğim alın. Ben İstanbul’da görev yapmadım” dedi. Yılmazer, “İstanbul emniyetini ele geçirip bu cinayete imkan sunduğum, kumpas davalara zemin oluşturduğum iddiası saçmadır. Herkes biliyor tehdit atmosferi İstanbul'da oluşmuş. Bize gelmemiş. Olaylar İstanbul ilgili. Orhan pamuk kararına bakın. Bu soruşturmaya yol açan AİHM kararı Trabzon ve İstanbul soruşturmasının eksik yapıldığına ilişkindir. Ama onlar suçlanmadı” diye konuştu.

'Dink koruma altına alınacaktı'

Emniyette görevli Ayşegül Genç isimli tanığın beyanlarına dair ise Yılmazer, “Orhan Pamuk nasıl koruma altına alınmışsa Hrant Dink’te koruma alınacaktı” dedi. 
Yılmazer, “25 yılın 22 yılında istihbaratta çalıştım. Uzmanlık alanım Aşırı sağ ve irticai faaliyetlerdir. Bu alanda en yetkin benim, Ali Fuat Yılmazer. 2007'nin Türkiye’si bugünden farklıydı. Abdullah Gül çağırdı, görüşmeye gittim, soruşturma açıldı. Sicilim tertemizdir” dedi.

Öğlen arasının ardından duruşma Yılmazer'in savunmasıyla devam edecek.

Yeni Özgür Politika

Yükleniyor...
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.