DİSK referandum kararını açıkladı: İşçilerin geleceği için ‘Hayır’

İSTANBUL - Anayasa değişikliğinin referanduma götürülmesi durumunda “Hayır” demeyi görev bildiklerini belirten DİSK, işçilere çağrıda bulunarak, "Hangi partiden olursanız olun. Türkiye'nin işçi cehennemine dönüşmesine 'Hayır' diyelim" dedi.

DİSK referandum kararını açıkladı: İşçilerin geleceği için ‘Hayır’
Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Anayasa değişikliğinin referanduma götürülmesi durumunda tutumlarının ne olacağına ilişkin Taksim Hill Otel'de basın toplantısı düzenledi. “Memleketin ve işçilerin geleceği için HAYIR’ pankartının asıldığı toplantıya çok sayıda kişi katıldı. Basın toplantısında açıklama yapan Genel Başkan Kani Beko, 3 Şubat 2017 tarihinde DİSK Genel Merkezi’nde Anayasa Referandumu gündemiyle toplanan Başkanlar Kurulu'nun konuya dair değerlendirmelerini ve aldığı kararları kamuoyu ile paylaştı.

'DEĞİŞİKLİK KRİZ GETİRECEK'

Nisan ayında cumhuriyetin, memleketin ve işçilerin geleceğini belirleyecek çok önemli bir referanduma gidileceğini ifade eden Beko, bu serfe ki oylamanın sıradan bir oylama olmadığını ve sıradan bir sandık olmadığını belirterek, "Halkın oyuna sunulacak olan Anayasa değişikliklerinin içeriği hakkında halkın bilgilenmesi, sağlıklı bir kamuoyu oluşturacak biçimde tartışma yürütmesi sistematik olarak engellenmiştir. Anayasa gibi hayati bir konuda bu şartlarda yapılacak bir referandumun meşruluğunun ciddi biçimde zedelendiğini düşünüyoruz" dedi. Anayasa'nın bir toplumsal sözleşme olduğunu ve toplumun geniş kesimlerinin kabul ettiği bir Anayasa'nın ülkede huzuru, kardeşliği ve refahı geliştirebileceğini sözlerine ekleyen Beko, "Ülkenin yarısının evet dediği, yarısının hayır dediği, büyük bir bölümünün içeriğini bilmediği bir Anayasanın iddia edildiği gibi 'güçlü Türkiye'yi yaratmasının imkansız olduğunu; tersine siyasi istikrarsızlık, kutuplaşma ve kriz getireceğini görüyoruz" diye konuştu.

'HAYIR DEMEYİ GÖREV SAYIYORUZ'

DİSK olarak Anayasa değişikliğinin içeriğine de karşı olduklarını, değişiklik ile yasama, yürütme ve yargı yetkilerinin cumhurbaşkanının elinde toplanılarak, kuvvetler ayrılığı biteceğini vurgulayan Beko, şöyle devam etti: "Türkiye Cumhuriyeti devleti tek adam iktidarına teslim edilecek. Bu değişiklerin özü parlamenter sistemin yok edilmesidir. 150 yıla yakın bir süredir bu topraklarda, sancılı da olsa, varlığını sürdüren parlamenter sistemin köklü biçimde değiştirilmek istenmesine hayır demeyi görev sayıyoruz. Bu topraklarda mayalanmış cumhuriyet, demokrasi, özgürlük ve laiklik birikimi, emekçilerin sosyal haklar için verdikleri mücadelelerin deneyimleri, partilerin ve kişilerin gündelik çıkarlarının çok ötesinde değerler içeren bir mirastır. DİSK’in tercihi daima özgürlükçü, eşitlikçi, demokratik bir sistemden yana olmuştur. Bu nedenle otoriter, baskıcı ve keyfi yönetim girişimlerine hayır demek kaçınılmaz bir görevdir."

'BÜTÜN İŞÇİLER HEP BERABER HAYIR DİYELİM'

"Bu tarihi anda tüm emek örgütlerine açık bir çağrı yapıyoruz" diyen Beko, "Tüm sendikal örgütleri Türkiye demokrasisini olduğu kadar sendikal hak ve özgürlükleri de tehdit eden, emekçilerin talepleri ve özlemleri ile hiçbir biçimde uyuşmayan bu değişiklik dayatması karşısında ortak tutum almaya çağırıyoruz" diye belirtti. İşçilere seslenen Beko, “Hayır” gerekçelerini şöyle sıraladı: Türkiye’nin işçiler için bir cehenneme dönüşmesine hep beraber hayır diyelim! Tek bir kişiye, tek bir imzayla sendikaları kapatma, grevleri yasaklama, kıdem tazminatını kaldırma, toplu iş sözleşmelerini askıya alma, ‘gerektiğinde’ ücretleri dondurma yetkisi veren Anayasa’ya hayır diyelim.

Dünyada ücretler açısından en alt sıralarda olmaya hayır diyelim! Dünyanın en uzun süre çalıştırılan işçileri olmaya hayır diyelim! İçinde işçilerin hakları olmayan Anayasa’ya hayır diyelim! Taşeron işçilerinin her seçimde kandırılmasına hayır diyelim! 15 yılda 17 bin işçinin iş cinayetine kurban edilmesine hayır diyelim!

Kıdem tazminatımızın kaldırılması planlarına hayır diyelim! İş mahkemelerine başvuru hakkımızın ortadan kaldırılmasına hayır diyelim! Kiralık işçilik adı verilen köle ticaretine hayır diyelim! Grev yasaklarına, sendikalı olmanın önündeki engellere hayır diyelim! Biz borçlanarak yaşamakta zorlanırken, zorunlu BES kesintisine hayır diyelim! Kamunun birikimlerinin Varlık Fonu yoluyla, yok edilmemesi için hayır diyelim.

Hangi partiye oy verirsek verelim, hangi lideri seversek sevelim, mesele işçilerin ve memleketin geleceği ise bu sefer hep beraber hayır diyelim!"

‘BAŞKANLIK İŞÇİYE ZARARLIDIR’ RAPORU OKUNDU

Beko’nun konuşmasının ardından DİSK AR Koordinatörü Doç. Dr. Hakan Koçak, "Başkanlık işçiye zararlıdır" başlığı ile hazırladıkları “Başkanlık ve Parlamenter rejimlerde İşçi Hakları ve İnsani gelişme” raporuna ilişkin bilgi verdi. Sendikal hakların en çok korunduğu ülkelerin büyük bir kısmının parlamenter sistem ile yönetildiğini kaydeden Koçak, sendikal hakların en çok ihlal edildiği ülkelerin ise, başkanlık sisteminin uygulandığı ülkeler olduğunu ifade etti. "Siyasi rejimlere göre sendikalılar oranı, parlamenter sistemde yüzde 28,6, başkanlıkta yüzde 11,9, yarı başkanlıkta 15,4’dür" bilgisini paylaşan Koçak, başkanlık ile parlamenter sistemlerde işçiler için aradaki farkı şöyle dile getirdi: "Siyasal rejimlere göre haftalık çalışma süreleri, başkanlık ile yönetilen ülkelerde 42,5 saat, parlamenter sistemlerde 37,6 daha az çalışıyor. Arada 6 saat fark var. Ölümlü iş kazaları, başkanlık sisteminde, 5.2 iken, parlamenter sistemde ise 2,4’dir. Başkanlık ile yönetilen ülkeler ölümlerin fazla olduğu ülkeler olduğunu görüyoruz. En yüksek insani gelişme düzeyine sahip ülkeler, parlamenter sistemlerdir. Parlamenter sistemde yüzde 82, başkanlık, yüzde 10’dur. Ortalama ömür, başkanlıkta 67 parlamenter sistemde 79’dur. Başkanlığı uygulandığı ülkelerde gelir adaletsizliği yüksek düzeyde görülüyor. Bütün bunlar tesadüf değildir. Başkanlık sistemi özelde işçiler genelde toplumlar açısından daha iyi imkanlar getirmiyorlar. Daha çok zarar veriyor.”

 
Yükleniyor...
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.