Kürtler bitti demeden bu dava bitmez
Beklenen oldu; 9 Ocak 2013’te Paris Katliamı’ndan hemen sonra Kürtlerin "Türk -Fransız ortaklığıyla adalet sağlanamadan dava kapatılacak" öngörüsü gerçekleşti. 

PKK kurucularından Sakine Cansız (Sara), KNK Paris Temsilcisi Fidan Doğan (Rojbîn) ve Kürt Gençlik Hareketi üyesi Leyla Şaylemez’in (Ronahî) şehit düşmesiyle sonuçlanan 9 Ocak 2013 tarihli Paris Katliamı davasının düşürüldüğüne dair tebligat Cuma günü aile avukatlarına gönderildi. Bu yıl 23 Ocak- 24 Şubat arası görülmesi beklenen dava, Türk - Fransız işbirliği ile üstü örtüldü. Paris Katliamı tetikçisi Ömer Güney hakkında açılan ve Paris Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek duruşmanın zanlısının ölümü nedeniyle düştüğü yazılı olarak duyuruldu. 
Söz konusu dosyada Ömer Güney tek sanık olarak gözüküyordu. 

Türkiye bilgi vermedi

Soruşturma dosyasında ise, tetikçi Ömer Güney'in bu katliamı bir yapının talimatlarıyla yapmış olma olasılığı, söz konusu örgütlü yapının MİT'e uzandığı, bunun MİT'in doğrudan bir emirle mi, yoksa MİT içerisinde bir grupla ilişkiyle mi yapıldığı yönünde Türkiye'nin bilgi vermemesi nedeniyle ilerleyemediği vurgulanmıştı.

Dava avukatları, Ömer Güney'in ölümü sonrası yaptıkları açıklamalarda zanlı hakkında açılan davanın düştüğünü ama bu davanın zanlı ile sınırlı düşünülmemesi gerektiğini ifade etti. Dava dosyasında anlaşıldığı üzere MİT'le olan ilişkinin çok açık olduğu bu nedenle davayı Güney'le sınırlı düşünmenin yanıltıcı olduğunu vurgulayan avukatlar, söz konusu davanın yeniden görülmesi için bütün hukuksal girişimleri sürdüreceklerini açıklamışlardı.

Önceki gün Paris’teki Mahkeme binası önünde toplanan Kürdistanlılar, davanın yeninden görülmesini talep etmişti. 



'Fransa başından beri sorumlu'



RAMAZAN MARANKOZ / HABER MERKEZİ

Davanın düşürülmesi ile ilgili görüşlerine başvurduğumuz Sakine Cansız'ın kardeşi Metin Cansız, bu davanın peşini bırakmayacaklarını, iç hukuk yollarını tükendikten sonra Fransa'ya karşı uluslararası hukuk alanında dava açacaklarını dile getirdi. "Ablamız en azından hiçbir şey olmadıysa Fransa'da öldürüldü" sözleriyle vurguladı. 
Sorgu hakimine giden bilgiler yetersiz
Metin Cansız, davaya başlamanın neden bu kadar uzun sürdüğünü de sorguluyor.  Bir buçuk yıldan beri iddianamenin hazır olduğuna dikkat çeken Cansız, "Sanık hakkında da sağlık sorunu olduğunu söylemelerine rağmen davayı uzattılar. Özellikle uzattılar. Asıl sorun davayı uzatmaktan öte, davayı tek sanıklı dava haline getirdiler. Tek sanıklı olduğu için davanın örtbas edilmesi daha kolay oluyor. Sanık tek ve rahatsız olduğu için dava otomatikman düşüyor. Fransa'nın bu konuda en büyük sorumsuzluğu, bu davanın başka sanıklarını, tanıkları ve kimseyi bulmamasıdır. Sıkıntı buradan kaynaklanıyor. Bunu da bilerek yapmadıklarını inanıyoruz. Çünkü sorgu hakiminin elinde şey olmasına rağmen sonuca ulaşmadığını defalarca söyledi. Bu noktada Fransız polisinin, istihbaratının kendisine bilgi vermediğini, yeterli bilgiye ulaşamadığı için sonuca ulaşamadığını defalarca kez bize söylemişti daha önceki sorgu hakimi"dedi. 
Cansız, bundan sonraki süreç için ise, "Avukatlar ile görüştüm, iç hukuk yollarını denemeye devam edeceğiz. Tekrar Fransa iç hukukunu tüketene kadar deneyeceğiz. Çünkü iddianamede  Ömer Güney ile ilgili; 'Ömer Güney ve başkaları tarafından öldürüldü' diye iddianamede geçen bir cümle var. Başkaları somut değil. İsim vermiyorlar ama başkaları kimdir? Başkaları olduğu çok açıktır. Şimdi dava kapanmış olabilir ama dosya kapanmadı. Dosya ile ilgili gerek uluslararası alanda gerekse farklı mahkemelerde, bulunduğumuz her ülkede bu hakkı arayacağız. Hem hukuksal olarak hem de vicdani olarak yapılması gereken şeyler yapılacak. Bu noktada bunun çalışmasını yürüteceğiz. Bu davayı uluslararası hukukun gündemine getirmeye çalışacağız. Gündem konusu yapmaya çalışacağız. Bu konuda bir şeyler yapmaya çalışacağız. Özellikle uluslararası avukatların bu davaya ilgisi çok fazla" şeklinde konuştu. 
'Fransa'da öldürüldü, sorumluğu var'
Metin Cansız, bu davanın hiçbir zaman bitmeyeceğini ifade ederek, "Bizim için o sembolik mahkemenin olması önemliydi. Fakat onun olmaması hiçbir şeyi değiştirmiyor bizim açımızdan. Biz aileler olarak öyle düşünüyoruz. Biz aile olarak, hukuki yönden yapmamız gereken girişimlerde bulunacağız, bulunduğumuz ülkelerde. Çünkü Almanya ve Hollanda'da yaşıyoruz aile olarak. Buranın hükümetleri nezdinde girişimde bulunacağız. Fransa hakkında dava açmayı düşünüyoruz. İç hukuk yolu tükendikten sonra. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Adalet Divanı'nda. Çünkü Fransa başından beri sorumlu. Biz Sakine'nin ailesi olarak, Fransa'yı sorumlu tutuyoruz. Ablamız en azından hiçbir şey olmadıysa Fransa'da öldürüldü. Fransa bundan sorumludur. Birinci dereceden sorumludur. Korumamakla sorumludur. İkinci sorumsuzluğu ise, mahkemeyi örtbas kapatmakla, kapattığı için sorumludur" vurgusunda bulundu. 
Metin Cansız, katledilen 3 kadın devrimcinin aileleri olarak Avrupa’daki Kürtlere bu davayı sonuna kadar sahiplenmesi çağrısında da bulundu. Cansız "Şu ana kadar gösterilen duyarlılığa hep saygı gösterdik. Bundan sonra da bu duyarlılığı göstereceklerine inanıyoruz ulusalcı ve uluslararası kamuoyunun, insanlığın. Biz de aile olarak elimizden gelen çabayı sarfedeceğimizi biliyoruz" çağrısında bulundu. 
 

Yeni Özgür Politika

Loading...
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.