Musa Anter'in sözü 'propaganda' sayıldı
İzmir'in Kemalpaşa ilçesinde Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı çalışan öğretmenlere yönelik 25 Ocak’ta düzenlenen operasyon kapsamında 18 Eğitim Sen üyesi, 29 Aralık 2015’te katıldıkları grev gerekçesiyle gözaltına alındı.

Operasyondan 6 gün sonra haklarında yakalama kararı çıkarılan 5 öğretmen daha gözaltına alınırken, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 23 kişiden 21'i serbest bırakıldı. Öğretmenlerden Garip Töre ve Arin Emine Kum ise "örgüt propagandası" iddiasıyla tutuklandı. Tutuklanan Töre ve Kum'un dosyalarında yer alan deliller ise dikkat çekici.

HAK GREVİNE KATILMAK 'ÖRGÜT TALİMATI' SAYILDI

Gözaltına alınanların, sokağa çıkma yasaklarında yaşanan hak ihlallerini ve ölümleri protesto etmek için 29 Aralık 2015 günü KESK’in kararı doğrultusunda gidilen bir günlük greve "örgütten alınan talimatlar" olarak sayıldı. Suçlamaya gerekçe olarak ise o dönem KCK tarafından yapılan ve çeşitli haber sitelerinde yayınlanan açıklama gösterildi.

Gözaltına alınanlar ise, ifadelerinde üyesi oldukları sendikanın aldıkları karar doğrultusunda greve katıldıklarını ve kimseden talimat almadıklarını belirtti.

2 YIL ÖNCEKİ SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMLARI DOSYADA

"Örgüt propagandası" iddiasıyla tutuklanan Töre'nin, dosyasında, DAİŞ çetelerinin Kobanê'ye yönelik saldırılarının yoğunlaştığı dönemde sosyal medya üzerinden paylaştığı haberler delil olarak yer aldı. Çeşitli ajanslara ait haberlerde YPG'den bahsedilmesi "örgüt propagandası" suçlaması kapsamına alınırken, 2 yıl önce yapılan paylaşımların takip altına alınması dikkat çekti.

MUSA ANTER'İN SÖZÜ 'ÖRGÜT PROPAGANDASI' SAYILDI

Kum, hakkında emniyet tarafından hazırlanan dosyada ağırlıklı olarak sosyal medya paylaşımları delil olarak gösterildi. Dosyada bölgedeki sokağa çıkma yasakları döneminde Kum'un Change.org sitesinde başlatılan "Sur ve Cizre'de sokağa çıkma yasakları kaldırılsın" kampanyasını imzalaması ve kampanyayı sosyal medya üzerinden paylaşması suç olarak nitelendirildi.

Öte yandan Kum'un sosyal medya hesabında Diyarbakır'da 1992 yılında JİTEM tarafından öldürülen gazeteci yazar Musa Anter'in "Benim doğduğum kentlere her gün kurşun yağardı. Siz bilmezdiniz. Bu yüzden ben terörist olurdum, siz yurttaş" sözünü paylaşması "örgüt propagandası" olarak nitelendirildi.

Kum'un evinde yapılan aramalarda ise, hakkında herhangi bir toplatma kararı bulunmayan iki adet kitaba el konulduğu ve bunların da delil olarak dosyaya eklendiği öğrenildi.

TUTUKLULUĞA İTİRAZ EDİLDİ

Soruşturmayı değerlendiren sendika avukatları ise, el konulan kitabın tek başına bir propaganda malzemesi olmayacağını ve "örgüt propagandası" suçuna delil olamayacağını belirtti. Avukatlar, yine gözaltına alınan eğitim emekçilerine sosyal medyada paylaştıkları Deniz Gezmiş fotoğrafı ve Tayyip Erdoğan karikatürlerinin de sorulduğunu belirtti.

Mahkemenin adli kontrol tedbirini yeterli görmemesini anlamsız bulduklarını ifade eden avukatlar, her gün düzenli olarak görev yaptığı okullara giden ve sabit ikametgah sahibi olan müvekkillerinin kaçma şüphesi ve benzeri durumlarının söz konusu olamayacağını vurguladı.

Avukatlar Kum ve Töre'nin tutukluluk haline itiraz ettiklerini belirtti.

 
Loading...
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.