Öcalan ‘başkanlık’ konusunda ne düşünüyor?
Daha önce 7 Haziran seçimlerinde iktidar partisi yetkililerinin sık sık referans gösterdiği, Kandil’in, HDP’nin ve Avrupa’nın kendisine ihanet ettiğini savundukları, “Kürt siyasetindeki en makul” insan olarak nitelendirdikleri PKK Lideri Abdullah Öcalan ile en son 5 Nisan 2015 tarihinde İmralı Heyeti görüştü. 11 Eylül 2016’da da Mehmet Öcalan’ın, Kürt siyasetinin girdiği açlık grevleri nedeniyle PKK Lideri Öcalan ile yaptığı kısa görüşme bir yana, Öcalan’ın son dönemlerde Türkiye’de olup bitenler hakkında ne düşündüğü bilinmiyor.

ÖCALAN’I SUSTURUP ONUN ADINA KONUŞMAK

Zira Türkiye’nin tarihsel geçmişini ve yakın siyasi tarihini en iyi bilen, analiz eden ve ön görüleri şimdiye kadar doğrulanmış olan Öcalan’ın Anayasa değişikliğine ilişkin herhangi bir beyanı bulunmuyor. Ancak buna rağmen, 7 Haziran seçimlerinde Kürt seçmenini desteğine ihtiyaç duyduğu için Öcalan’ın “Başkanlığa destek verdiği” yönünde iktidar sözcüleri açık beyanlarda bulunmasına rağmen bugün de aynı partinin yetkilileri, “Öcalan’ı başkanlık sistemi, Cumhurbaşkanlığı sistemine karşı” olmakla eleştiriyor.

MUHALEFETİN ÖCALAN YANILGISI

İktidar, Öcalan adına konuşup tutum beyan ederken, ona karşı mücadele ettiğini savunan muhalefet de onun bulunduğu pozisyona göre pozisyon alıyor. Öcalan’ın o dönem yaptığı açıklamalara bakmadan iktidar sözcülerinin geçmiş beyanları üzerinden Öcalan’a rol biçmeye çalışan CHP ve yakın çevresi, esas olarak Kürt seçmeni iktidarın kucağına atacak hatalar yapmayı sürdürüyor. Anayasa taslağı görüşülürken, “Bu tasarıda özerklik var” diyerek, AK Parti iktidarının sahada propaganda yapmasına imkan veren muhalefet partisine yakın Cumhuriyet Gazetesi de, Yalçın Akdoğan’ın eski beyanları üzerinden Öcalan’ın başkanlık sistemine destek verdiğini ileri sürdü.

YALÇIN AKDOĞAN KEMALİSTLERİN REFERANSI OLDU

Gazete bu iddiasını da, Başbakan eski yardımcılarından ve çözüm sürecinin koordinatör bakanlığını yapan Yalçın Akdoğan’ın 7 Haziran seçimlerinden önce Öcalan’ın başkanlık konusundaki pozisyonuna ilişkin 28 Temmuz 2015 tarihinde AA’ya yaptığı şu açıklamasına dayandırdı: “Sürekli Öcalan adına yalan söylüyorlar, ‘Öcalan başkanlık sistemine karşı, Öcalan AK Parti’yle koalisyona karşı...’ Külliyen bunlar yalan. Öcalan’ın adını kullanarak sürekli toplumu kandırıyorlar. Öcalan ile görüştükleri dönemde koalisyon diye bir konu var mıydı ki Türkiye’de, Öcalan ‘Onunla yapın şununla yapın’ desin. Bu yüzden büyük bir sorumsuzluk var. Öcalan bunları muhtemelen yakalasa sopayla kovalar diye düşünüyorum, ‘Her şeyi mahvettiniz’ diye...”

ÖCALAN BAŞKANLIK İLE İLGİLİ NE DÜŞÜNÜYOR?

Peki, gerçekten Öcalan Başkanlık sistemi konusunda ne düşünüyor ve daha önce verdiği demeçlerde ne dedi. Öcalan üzerinden taraflar birbirine ayar vermeye çalışırken, Öcalan, başkanlık ile ilgili değişik vesilelerle düşüncelerini nasıl dile getirdi?

Başkanlık tartışmaları ilk olarak İmralı’da 23 Şubat 2013 tarihinde ele alınıyor. Yani müzakere sürecinin başlamasından hemen sonra. İşte Öcalan’ın o konudaki değerlendirmeleri:

AKP BİZİ YANLIŞ ANLARSA FELAKET OLUR

ŞUBAT 2013

A. Öcalan: Umarım AKP de bizi yanlış anlamaz. Yanlış anlarsa felaket olur. Buna rağmen AKP diktatöryasını bize dayatırsa kabul etmeyiz.

S.S. Önder: Başkanım, her şeyi konuştuk. Bir de Başkanlık meselesi var. Kamuoyu bu konuda çok hassas. Totaliter bir yapıya dönüşmesinden endişe ediliyor.

A. Öcalan: Başkanlık sistemi düşünülebilir. Yalnız burada Başkanlık ABD’deki gibi olmalı. Devlet Meclisi gibi bir Senato. İkincisi, bir de Halklar Meclisi. Bunun adı Demokratik Meclis de olabilir. Bu da ABD’deki Temsilciler Meclisi gibi olabilir, Rusya’daki Alt Duma gibi olabilir. İngiltere’deki Avam Kamarası’nın Türkiye versiyonu gibi. Esas olarak HDK’yi parlamentoya uyarlamak gibi düşünebiliriz.

ABD’DEKİ GİBİ BAŞKANLIK OLURSA TARTIŞABİLİRİZ

OCAK 2014

A. Öcalan: Yeni Başkanlık tartışmalarında ABD ve benzeri gibi bir sistem olursa tartışılabilir. Bunun için sivil toplum yasası ve yerel yönetimler özerklik yasası çıkacak. Cumhurbaşkanlığı seçimi önemlidir. Potansiyelimizi önemsemek lazım. Bunu ikiye katlayabiliriz. İlk turda adayımız olacak. Kendi adayımız etrafında azami toplanacağız, oylarımızı çoğaltacağız ve gücümüzü ortaya çıkartacağız. Bu hem büyük bir silahtır hem de ilk defa kendi oyumuzu görme şansı verir. Hem ulusalcılara hem de AKP’ye karşı elimizde önemli bir müzakere silahı olur. Müzakereye kim yanaşırsa onu da destekleyebiliriz. Aynı zamanda Türkiye emekçi halkına da sesleneceğiz.

BEN ERDOĞAN’IN ZIDDIYIM: O TEKLİĞİ BEN KOLEKTİVİZMİ ÖNEMSERİM

11 HAZİRAN 2015

A. Öcalan: Beni istismar ediyorlar, basın da bunu yapıyor. Her şeyi bana yıkarak gitmek ahlaki değil. Ben de size yükleneceğim. Bu kadar yalnızlık, teklik beni zorluyor. Ben Erdoğan’ın zıddıyım. O teklikten hoşlanıyor, ben ise kolektivizmi önemsiyorum.

OTORİTER ERDOĞAN, HEGOMONİK AKP KABUL ETMEYİZ

Cumhurbaşkanlığı ve yeni anayasa meselesini AKP ile de yapabiliriz. Yasa ve anayasaya giderken müzakere gerekir. Ancak otoriter bir Erdoğan’ı ve hegemonik bir AKP anlayışını kabul etmeyiz. Bazıları bize “AKP’nin kuyrukçuluğunu yapmayın” diyor. Aslında durum tam tersidir. AKP bizi takip etme durumundadır. Biz AKP’yi peşimizden sürüklüyoruz.
 
Loading...
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.