Tutuklanması için 'çözüm süreci'nde düğmeye basıldı
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında 4 Kasım’da tutuklanan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş hakkında hazırlanan iddianame Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi. Savcılığın 31 fezlekeye dayandırdığı 501 sayfalık iddianamede, Demirtaş’ın 2012-2016 yılları arasında birçok ilde katıldığı 31 eylem ve etkinlik nedeniyle “örgüt kurma ve yönetmek”, 15 kez “örgüt propagandası yapmak”, 3 kez “Kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşleri düzenleme yönetme bunların hareketlerine katılma”, 2 kez “Halkı Kin ve Düşmanlığa Alenen Tahrik Etme”, 4 kez “Suçu ve suçluyu övmek”, “Suç İşlemeye Alenen Tahrik Etme”, “Halkı Kanunlara Uymamaya Tahrik Etme” suçlarından 43 yıldan 142 yıla kadar hapsi istendi. İddianamenin büyük bir bölümünde, PKK, KCK, DTK’nin tarihi, yapısı, işleyişi, KCK yöneticilerinin yaptığı açıklamalar, Kobanê olaylarına ilişkin değerlendirme ve bilgilere yer verildi.

DEMİRTAŞ HEM ‘KCK’ HEM ‘DTK YÖNETİCİSİ’ YAPILDI

İddianamede, Demirtaş’ın 2007-2016 yılları arasında siyasi parti faaliyetleri kapsamında katıldığı basın açıklamaları, yürüyüş, basın toplantısı, eylem ve etkinliklerin 4 ana başlıkta toplandı. İddianamede, Demirtaş’ın katıldığı bu eylem ve etkinlikler, “KCK/TM yapısı içerisinde ‘Siyasi Alan Merkezi Sorumlusu’ olarak örgüt yöneticisi olarak”, “Demokratik Toplum Kongresindeki (DTK) yöneticisi olmak”, “6-8 Ekim Kobanê olaylarının başlangıcında HDP MYK'sında yapılan ve sonrasında yapmış olduğu diğer açıklamalara ilişkin eylemler” ile değişik tarihlerde yapmış olduğu konuşmalarda “örgütün terör, cebir ve şiddet eylemlerini ve olgusunu meşru gösterecek nitelikte beyanlarda bulunmak suretiyle katıldığı eylemler” olarak ayrıldı. Demirtaş hakkında çeşitli tarihlerde açılan 19 ayrı “örgüt propagandası” davası hakkında erteleme kararı verildiği belirtilen iddianamede, Demirtaş’ın yasama dokunulmazlığı kaldırılması talebiyle hazırlanan 31 fezlekeye ilişkin soruşturma dosyalarının eylem bütünlüğü açısından birleştirildiği ve bütün olarak suç nitelendirilmesi yapıldığı ileri sürüldü.

YASAMA DOKUNULMAZLIĞI OLMASINA RAĞMEN DİNLENMİŞ

Demirtaş hakkında “KCK/TM” içindeki konumu ve eylemlerine ilişkin 2012 yılında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın fezleke hazırladığı hatırlatılan iddianamede, Demirtaş’ın Ankara Esenboğa, İstanbul Atatürk Havalimanı, Edirne Kapıkule Kara sınır kapılarından değişik tarihlerde yurtdışına gitmesi, gizli tanık ifadeleri, milletvekili olmasına rağmen Demirtaş’ın siyasi parti faaliyeti kapsamında yaptığı ve dinlenen telefon görüşmeleri, ortam dinlemeleri “Örgüt yöneticiliği” için delil olarak gösterildi. O dönem milletvekili olan Demirtaş’ın yaptığı konuşmaların yasama dokunulmazlığı olmasına rağmen dinlenmesi dikkat çekti. İddianamede, 14 Nisan 2009’dan 2010 yılının Mart ayına kadar “KCK” adı altında yürütülen 93 operasyon sonucunda bin 94 şüphelinin gözaltına alındığı, bunlardan 625’in tutuklandığı hatırlatılıyor.

ÇÖZÜM SÜRECİNDE BAŞLATILMIŞ

İddianamede, “DTK’nın KCK örgütlenmesi bünyesinde Birleşik Bağımsız Kürdistan kurma amacını taşıyan bir örgütlenme olduğu” ve bu kapsamda örgütlenme ve faaliyetler sürdürdüğü iddia edildi. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın DTK’ye yönelik 2010 yılında soruşturma başlattığı belirtilen iddianamede, Demirtaş ile HDP milletvekilleri Nursel Aydoğan, Leyla Zana, Altan Tan ve İdris Baluken hakkında DTK bünyesinde yürüttükleri faaliyetlerine ilişkin 2014 yılında soruşturma başlatılarak, 2016 yılında fezleke hazırlandığı anımsatıldı. Çözüm süreci kapsamında İmralı’da PKK Lideri Abdullah Öcalan ile görüşen 5 kişilik heyette o dönem “yasadışı” denilen DTK’nin Eş Başkanı Hatip Dicle de vardı. Yasama dokunulmazlıkları olmasına rağmen Demirtaş ve 4 milletvekilinin 14 Temmuz 2011 ile 12 Temmuz 2013 tarihleri arasında DTK’nin kullandığı Diyarbakır Belediyesi Konukevi ile BDP il binasında katıldığı 11 toplantı ve basın açıklamasında yaptığı konuşmalar mahkeme kararıyla teknik araçlarla dinlendiği ortaya çıkarken, kayıt altına alınan bu konuşmalara iddianamede yer verildi. İddianamede, Demirtaş’ın DTK binasında düzenlenen 48 toplantıda isminin de geçtiği belirtildi.

KCK FOTOĞRAFI YİNE SUÇLAMA KONUSU

Demirtaş’ın yaşamını yitiren PKK’lilerin cenazesine katılmasının suçlama konusu yapıldığı iddianamede, Yüksekova’da yürüyüşte yaralanan bir yurttaşın tedavi için başka bir ildeki hastaneye götürülmesi için ambulans şoförü Kazım. K. isimli yurttaş ile görüşmesi “KCK/TM” faaliyeti olarak gösterildi. İddianamede, çözüm Süreci’nde devlet bilgisi dâhilinde Demirtaş’ın Kandil’de görüştüğü KCK yöneticileriyle birlikte çektiği fotoğrafla ilgili bir kişinin BİMER’e yaptığı şikâyet ile dava açıldığı belirtilen iddianamede Demirtaş’ın, Konfederalizim bayraklarının önünde fotoğraf çekerek, “örgütün destekçileri olduğunu belli edecek şekilde hareket etmek suretiyle terör örgütünün propagandasını yapmak suçunu işlediği” savunuldu. İddianamede, aynı suçtan Sırrı Süreyya Önder ve Altan Tan hakkında da soruşturmanın devam ettiği hatırlatıldı.

Demirtaş’ın 19 Şubat 2016’da Diyarbakır’da İMC TV’ye verdiği röportajda geçen, “Türkiye’nin PYD’yi yanına alması gerekir” ile sokağa çıkma yasakları ilan edilen şehirlerde yaşanan yıkım için söylediği “savaş ve felaket” sözlerinin “terör yöntemlerini kullanmaya özendirici ve terörizmi yüceltici nitelikte olduğu” savunuldu. İddianamede, Demirtaş’ın 2016 yılında Diyarbakır’da düzenlenen Newroz’da yaptığı konuşmasında söylediği "İsyanınız binlerce defa kutlu olsun" ve “direniş” sözleriyle öz yönetim ilanlarını desteklediği, Öcalan’a olan bağlılığını açıkça dile getirdiği savunuldu.

‘ÖRGÜT PROPAGANDASI OLABİLECEK TARZDA ZAFER İŞARETİ’

Demirtaş’ın 4 Mart 2016’da Sümer Park Yaşam Alanında düzenlenen Sivil Cuma namazı sonrasında PKK’liler için söylediği “gerilla” sözüyle “terörizmi yüceltici” açıklamada bulunduğu savunuldu. Demirtaş’ın ayrı tarihlerde yaptığı konuşmalarda PKK Lideri Abdullah Öcalan için söylediği “...Kürt Halk Önderi dediği için soruşturma açılacak... Halk Önderine Halk Önderi Denir...”, “7 aydır İmralı’da bir halkın Önderine uyguladığınız işkenceyi asla kabul etmedik kabul etmeyeceğiz" şeklindeki sözleriyle Öcalan’ı sahiplenilmesi gereken bir lider olarak göstererek suç ve suçluyu övdüğü iddia edildi. Demirtaş’ın 2012 yılında Diyarbakır’da yasaklanan Newroz’da yaptığı konuşma sırasında bir gencin otobüsün üzerine çıkmak istemesi üzerine “Biliyorum gençler yükseklere tutkundur” sözleriyle “gençleri dağa çıkmaya özendirdiği”, BDP seçim otobüsünün üzerinde “örgüt propagandası olabilecek tarzda zafer işareti yaparak örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek” suçunu işlediği iddia edildi.

KCK yöneticilerinin verdiği talimatlar doğrultusunda 2015 yılının Ağustos ayından itibaren bölgenin birçok ilinde özyönetim ilan edildiğini ileri sürülen iddianamede, Demirtaş’ın 27-28 Aralık 2015 tarihlerinde düzenlenen DTK Olağanüstü Kongresi’nde ve öz yönetim ilanlarına ilişkin yaptığı konuşmalar ve basına verdiği demeçlerle operasyonlara katılan asker ve polisleri ve devleti “işgalci” olarak nitelendirerek halkı direnişe çağırdığı ileri sürüldü.

KOBANÊ OLAYLARININ FATURASI HDP MYK ÜYELERİNE ÇIKARILDI

İddianamede, HDP Merkez Yürütme Kurulu’nun DAİŞ’in Kobane’ye yaptığı saldırıları gerekçe göstererek yaptığı çağrılarla “halkı silahlı isyana tahrik ve teşvik” ettikleri ileri sürdüğü Demirtaş ve Figen Yüksekdağ ile HDP milletvekilleri Ayhan Bilgen, Meral Danış Beştaş, Gülser Yıldırım, Altan Tan, Hüda Kaya hakkında soruşturma başlatıldığı hatırlatıldı. İddianamede yer alan Emniyet Genel Müdürlüğü verilerine göre 6-8 Ekim’de 36 ilde çıkan olaylarda, 2 polis, 43 sivil ve 5 PKK üyesinin yaşamını yitirdiği, 331 polis memuru, 438 sivil yurttaş ve 3 PKK üyesinin de yaralandığı belirtildi. Olaylarda, 4 bin 291 şüphelinin gözaltına alındığı, bunlardan bin 105’nin tutuklandığı aktarılan iddianamede, olaylarda 737 polis aracı ve bin 144 sivil ve diğer kurum araçları olmak üzere toplamda bin 881 aracın zarar gördüğü, 27'si kaymakamlık 52'si emniyet 283'ü okul, 12’si belediye ve 2 bin 111 ise diğer binalar olmak üzere 2 bin 558 binanın zarar gördüğüne belirtildi.

‘KATILDIĞI EYLEMLER SİYASİ PARTİ FAALİYETİ OLARAK GÖRÜLÜMEZ’

Yargıtay, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) siyasi partiler ve örgütlenme özgürlüğü konusunda verdiği kararlara atıfta bulunan savcı, “DTK'nın hem PKK kurucularının ideolojisi doğrultusunda hareket ettiği hem de örgütün silahlı eylem mücadelesine sahip çıktığı ve bu amaçla hareket ettiği, halen milletvekili olan şüphelinin siyasi faaliyet görünümü altında gerçekleştirilen yukarıda anlatılan eylemlerinin salt siyasi faaliyet kapsamında görülemeyeceği, eylemlerin bir bütün halinde örgütün hiyerarşik yapısına dahil terör örgütü üyesi olma suçunu oluşturduğu” iddiasında bulunuldu.

PKK’nin yaptığı eylem çağrıları doğrultusunda Demirtaş’ın Elazığ, Diyarbakır, Batman, Bingöl, Van, Şırnak ve Mardin illerinde düzenlenen yürüyüş, basın açıklamasına katılarak konuşma yaptığını ileri sürüldü. Demirtaş’ın usulüne uygun olarak ifade vermesi için çağrı kağıdı çıkarılmasına rağmen ifade vermeye gelmediğini belirten savcı, 4 Kasım tarihinde gözaltına alınan Demirtaş'ın suçlamaları kabul etmediğini kaydetti.

Deniz Tekin - dihaber
Loading...
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.