‘Vekillerimizi bırakın bakalım kim kimi yeniyor’

>>>

‘Vekillerimizi bırakın bakalım kim kimi yeniyor’

ANKARA - Partisinin grup toplantısında konuşan HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen, “330'u bulur bu paketi Meclis'ten geçirip halka giderseniz açık çağrıda bulunuyoruz, cezaevindeki vekillerimizi bırakın; siz yüzde 65'siniz, biz yüzde 13'üz bakalım kim kimi yeniyor, millet kimin arkasında duruyor?" dedi. 

HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen, partisinin grup toplantısında konuştu. Bilgen'in gündeminde, ekonomik kriz ve Anayasa değişikliği teklifi görüşmeleri vardı.

Meclis'in tarihin en zor günlerinden birini yaşadığı belirten Bilgen, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın "Bu parlamento bu içtüzükle yürümez" sözlerini hatırlattı. Bilgen, şunları söyledi: "Eğer gerçekten anayasa değişikliği güçler ayrılığı ilkesini taşısaydı bir cumhurbaşkanı yasama ve denetim işlevi gören halk adına bu görevi yapan organı kendisi için tehlikeli, rahatsız edici görmezdi. Cumhurbaşkanı parlamentonun neyinden rahatsız? Yasama faaliyetlerinden mi denetim faaliyetinden mi? 

PAKET GEÇERSE İKİ PARTİ FAZLA TEK OLSUN DİYECEK

Zaten soru önergelerine neredeyse dostlar alışverişte görsün gibi bakanlıkların tanıtım broşürlerini gönderiyorlar. Cumhurbaşkanı sadece parlamentodan mı rahatsız yoksa siyasi partilerden mi rahatsız merak ediyoruz. Grup toplantılarının da yapılması Cumhurbaşkanı’nı rahatsız ederse grup toplantıları da iptal edilebilir mi? Soru önergelerini kaldıranlar grup toplantılarını kaldırma inisiyatifi de verebilir. Dört parti fazla geliyor 2 olsun diyor. Paket onun istediği gibi geçerse 2 parti de fazla tek olsun diyecek. O zaman söylenecek söz ve zemin kalmayacak."

'VEKİLLERİMİZİ BIRAKIN KİM KİMİ YENİYOR GÖRELİM'

Bilgen, sözlerini şöyle sürdürdü: "330 bulunur da bu paket geçerse zaten bir hak gaspı yapmış olacaksanız. 11 milletvekilimiz oy kullanamadığı için zaten bu paketin bu Anayasanın meşruiyeti tartışılmaya devam edecek. 330'u bulur bu paketi Meclis'ten geçirip halka giderseniz açık çağrıda bulunuyoruz, cezaevindeki vekillerimizi bırakın; siz yüzde 65'siniz, biz yüzde 13'üz bakalım kim kimi yeniyor, millet kimin arkasında duruyor?" 

‘EZİLEN HALKIMIZ İÇİN HAYIR DİYECEĞİZ’

Referandumda "Hayır" demek için çok sebepleri olduğunu söyleyen Bilgen, CHP'li vekilleri kastederek, şu eleştirilerde bulundu: "Birileri 'Hayır' demek için neden bulamıyor olacak ki bindikleri dalı değil kendi ayaklarını kesiyorlar. Dedikodu üretiyorlar. Biz gizli ‘Evet’ verecekmişiz. Bizim halkımız o kadar saf ki, şehirlerini kimin yakıp, yıktığını bilmiyorlar. Onun için Erdoğan yetkileri alınca onlara eyalet vadedeceklermiş. Onun için ‘Evet’ diyecekmişiz. Sizin ‘Hayır’ demek için başka nedeniniz yoksa, bulamıyorsanız söylenecek şey yok. Bizim için her şey çok açık. Onlar bizimle görünmekten korkarken aslında bizimle eşit onurlu yaşamaya dair vizyonlarının olmadığı görülüyor. Biz ezilen halkımız için ‘Hayır’ diyeceğiz. Yok edilmeye çalışılan, talan edilen yeraltı-üstü zenginliklerimiz için ‘Hayır’ diyeceğiz. Kadın özgürlüğü için ‘Hayır’ diyeceğiz. İnanç özgürlüğüne dayalı bir laiklik için, emek ve özgürlükler için ‘Hayır’ diyeceğiz..."

'PARLAMENTO YENİDEN BİR DARBEYE MARUZ BIKALIYOR'

Bilgen, 15 Temmuz darbe girişimini gerçekleştiren "Yurtta Sulh Konseyi"nin nasıl bir parlamento istiyorsa şu anda da onların hayal edeceği bir Anayasa yapıldığını söyledi. Bilgen, "Güya darbeyi püskürttük, engelledik. Ama parlamento darbecilerin hayal edeceği bir anayasayı bu topluma layık görüyor. Sonra da darbe ile mücadele etmekten bahsediyor. Bu başkan aşağıya bir oyundur, kandırmacadır. 15 Temmuz'un öncesi de sonrası darbenin bir parçasıdır. Bu Anayasal düzenlemelerle parlamento yeniden darbeye maruz bırakılıyor" diye konuştu. Bilgen, 12 Eylül ile bugün arasında rakamlarla karşılaştırma yaptı. 12 Eylül'de 30 bin kişinin işten çıkarıldığını hatırlatan Bilgen, "Bu gün 135 bin kişinin işine son verildi. Orada 3 bin 800 öğretmen işten atılmış şimdi 35 bin öğretmen işten atılmış. Yani 10 katı. O zaman 120 öğretim üyesinin görevine son verildi şimdi 7 bin akademisyenin işine son verildi. Yani darbe devam ediyor. Siyasete, topluma, ekonomiye yönelik saldırılar aslında tam da darbenin devam ettiğini çok net şekilde gösteriyor" ifadesin kullandı. 

TÜRKİYE, HİTLER, FRANCO

Bilgen, Türkiye'deki mevcut yönetimi, Hitler ve Franco yönetiminde kullanılan yöntemlerle de karşılaştırdı. Nazi Almanyası’nda ne çok kullanılan sloganın "Tek millet, tek imparatorluk, tek millet" olduğunu söyledi ve Tanıdık geliyor demi bu ifadeler. Nazilerin en çok övündüğü şeyler geniş otobanlar. Yine çok tanıdık değil mi. Hitlerin propaganda bakanı Almanya’daki bütün medya organları üzerinde büyük bir baskı uygulandı. Bizden uzak olsun bizim ülkemizde böyle şeyler alsa olmuyor" dedi. Bilgen, diktatör Franco yönetiminde de örnekler vererek, "3 başlıkta buradan aktaralım. İktidarın tek elde toplanması, toplantı ve gösteri yürüyüşü yasadığı. O zamanlar sayıyı 20 ile sınırlı tutmuşlar. Ve üçüncü yine basın üzerinde kontrol kurmak siyasetin rutini olmuş" dedi.

İŞSİZLİĞİN ARTMASI 

Bilgen, Türkiye'nin çok ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu söyledi ve ekonomik krizi gündemine aldı. TÜİK'in açıkladığı işsizlik verilerini dikkat çeken Bilgen, "2008'den bu yana en kötü rakamlar. Son bir yıl içinde 500 bin kişi işsiz kalmış durumda. İstihdam açığı neredeyse her yıl 900 bin kişiye iş imkanı oluşturulması sorumluluğu yüklüyor. Ülkeyi yönetenler her yıl 900 bin kişiye iş bulmak zorunda. Ama işsizlikle ilgili bu acı tabloyu parlamento kendine dert etmiyor" dedi. 

DÖVİZİN YÜKSELMESİ 

Bilgen, TL'nin değer kaybına da işaret etti ve "TL değer kaybediyor. Yükselen dolar olsaydı bütün dünyada bu yönlü bir seyir yaşanırdı. Değer kaybeden TL'nin bir biçimde özellikle satın alma gücü için emekçiye ödetilen yükü yaşıyoruz... Türkiye buğday ithal eden bir ülke haline geldi. İster simit ister emek ister hamburger hesabı yapın. Sonuç olarak ekonomi kötü durumdadır. Bunun bedelini küçük esnaf emekçi öder. Bu koşullar altında bu kadar ağır bir ekonomik tablo altında bu parlamento geçen haftayı bir kişi için yeni bir anayasa yapma çalışmasıyla geçerdi" diye konuştu.

FABLLA CEVAP 

Anayasa görüşmelerinde "Köpekler giremez" şeklinde yazılı kağıt tutan AK Partili vekiller için de Bilgen, ünlü bir fablla şöyle cevap verdi: "Köpekler tarih boyunca insanlığın yol arkadaşıdır ve sadakati temsil ederler. İbretlik fabllar vardır. Tavşan ile tazının hikayesi. Tavşan avcının hedefidir. Tazı tavşanı kovalar, nefesi yetmez. Tavşan da durur tazıyı izler. Tavşana seslenir tazı, 'Ey tavşan kardeş benim bacaklarım senden uzun, senden daha güçlüyüm ama sana yetişemiyorum.' Tavşan ibretlik bir cevap verir: 'Sen iki kemik için koşuyorsun bense yaşamak için koşuyorum.' Siyaseti hangi değerler için yapıyorsanız gücünüz o kadar olur. Sadece parti başkanı için siyaset yapıyorsanız nefesiniz yetmez."

‘SOYKIRIM VE KÜRDİSTAN’ TARTIŞMALARI 

Bilgen, HDP’li vekil Garo Paylan'ın "soykırım" ifadesi üzerinden ceza alması ve 3 partinin anlaşmasına dair de şunları söyledi: "Bu çatı altında her türlü seviyesiz hakaret ve küfre ceza verilmezken arkadaşımız kullandığı kavramdan 3 birleşim ceza verildi. Bu kavram siyasidir, hukukidir. Kullanmak isterseniz kullanırsanız. Kullananı bu çatı altında görmeye cesaretiniz yoksa bu bir tahammülsüzlüğün ifadesidir. 'Kürdistan' tartışmasında partiler arası ittifak gerçekleşti. Tarihin 10 yılında kullanılmış bir ifade olduğu dillendiriliyor. Bunu söyleyenin de hiçbir önemi olmuyor. Hep birlikte alkışlıyorlar. Ulus'taki bina 1. Meclis hala ayakta. Zahmet edip 2 kilometre ileriye gitseler. Şimdi müze olan Meclis’in duvarlarında yazılan isimlerin yanındaki sıfatlara baksalar bu Meclis kurulduğunda 1920, vekillerin isimlerinin altında Laziztan, Kürdistan mebusu yazdığı görülür. Ama hiçbir şeyi anlamayı, öğrenmeye niyetleri de yok cesaretleri de yok."

SUR’DAKİ ÇOCUK GÖRÜNTÜSÜ 

Bilgen, Sur'da yaşanan çatışmalarda aralarında çocuklarında olduğu sivillerin tahliyesi sırasında ortaya çıkan görüntüler için de, "JÖH-PÖH kim kameraya aldıysa, kim talimat vermiş bilmiyoruz. O çocukların maruz kaldıkları muameleyi gören herkesin insanlığından utanması lazım. Kürt olmak Alevi olmak... Bütün bunlar insan olmakla ifade eder" dedi.

 


 

DIHABER

Yükleniyor...
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.