Kadınlar kazansın diye 5 kere 'Hayır'
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP), Anayasa değişikliği referandumunda "Kadınlar kazansın diye 5 kere 'Hayır’" başlığıyla neden "Hayır" diyeceklerini 5 madde halinde sıraladı.

KCDP'nin 5 maddesi şöyle:

* Şiddetten kurtulmak, çocukları istismardan korumak istiyoruz. Kadına yönelik şiddet ve çocuk istismarı tahammül edilemeyecek bir düzeye ulaştı. Kendi onurumuzu ve çocukların hayatını bile koruyamayacaksak, biz niye varız ki? Başkanlık bunlara çare olacak mı? Olmayacağı için, kadınlar olarak başkanlığa hep birlikte “Hayır” diyelim.

* Medeni haklarımızı, seçtiğimiz yaşam tarzını özgürce yaşamak, hayatımızı etkileyen kararları zorla değil kendi isteğimizle almak istiyoruz. Evlenmeye ya da boşanmaya, çocuk yapmaya ya da yapmamaya, hukuktan doğan miras, nafaka, siyasete katılma, eğitim alma ve daha pek çok hakkımızı kullanırken baskı altındayız. Erkeklerle eşit biçimde toplumsal hayata karışarak yaşayamıyoruz. Bu konularda topluma örnek olması gereken hükümet temsilcileri ise, anayasayı konuşurken bile dayatma ve tehditlerle konuşuyor. Toplumda nefretin önü alınsın isterken, başkanlığın tartışma sürecinden başlayarak nefretin önünü açtığı görülüyor. Başkanlık sistemi kadınlara karar hakkı vermiyorsa, kadınlar olarak hep birlikte “Hayır” diyelim.

* Geçim derdinden, borç yükünden kurtulmak istiyoruz. Geçim yükü arttı, fiyatlar arttı, sağlık harcamaları arttı. Giderler artıyor, gelirimiz değişmiyor. Hanenin beslenmesi, bakımı çalışsa da çalışmasa da kadınların omzundayken, bütçeye katkı sağlamak için çalışmak istese, iş yok. İşsizlik giderek artıyor ve kadınları daha çok vuruyor. Referandum, kadınların geçim derdine çare olacak mı, anayasa değişikliği kadınlara iş sağlayacak mi? Bu ekonomik gidişatı Başkanlık değiştirmeyecek, bu nedenle tüm kadınlar “Hayır” diyelim.

Güvenlik ve huzur içinde yaşamak istiyor, ölüm istemiyoruz. Çocuklarımızı askere veya herhangi bir yere gönderirken, kendimiz çarşıya pazara veya işimize, hastaneye herhangi bir yere giderken elimiz yüreğimizde herkesten şüphelenerek değil, huzurlu ve herkese gülümseyerek dolaşabilmek istiyoruz. Ama OHAL’deki kararnameler güvenliğimizi sağlamadı, yüzlerce insan öldü. Anayasa değişikliği ile kurulacak kararnameler düzeni bunu nasıl sağlayacak? Güvenli bir yaşam isteyen kadınlar olarak, “Hayır” diyelim.

* Haklarımız ihlal edildiğinde adalet arayacağımız bağımsız yargı ve tarafsız cumhurbaşkanı istiyoruz. Kadınlara karşı hak ihlalleri artıyor, hak arama yolları ve mercileri ise kısıtlanıyor. İhlal edilen haklarımızı arayacağımız mahkemelerin, yargının tarafsız olmasını ve yüzyıllardır kabul gören ve tüm toplum olarak alıştığımız “Cumhurbaşkanının tarafsızlığı”nın korunmasını istiyoruz. Bize karşı suç işleyenlerin cezasız bırakıldığı, indirimler aldığı bir yargı değil, intikam da değil, hakkımız olanı veren adil bir yargı ve Cumhurbaşkanı istiyoruz. Yargının taraflı olmasından en çok canı yanan kadınlar olarak hep birlikte oyumuzu “Hayır”dan yana kullanalım.

* Kadınların bu ihtiyaç, talep ve sorularına, anayasa değişikliğinin verdiği tek yanıt, hızlı karar alabilecek olması ve Cumhurbaşkanının kararname çıkarma yetkisidir. Oysa KHK’ların sorun çözmekte tek başına ne kadar etkisiz olduğunu OHAL dönemi boyunca bizzat yaşadık, çare olamadılar. Olamaz da; çünkü sorunlarımız çok katmanlı ve çok bileşenli; hızlı tek yönlü kararlarla değil, sağduyulu ortak akıl ile çözülecek niteliktedir. Bunun için de güçlü bir parlamento gereklidir. Bunun en önemli örneklerini, 2011’de kadına yönelik şiddeti önlemek için TBMM’nin kadın örgütleriyle tartışarak çıkarttığı 6284 sayılı yasada ve meclise sunulan çocuk istismarını meşrulaştıracak olan utanç önergesinin geri çektirilmesinde gördük. Anayasa değişikliğinin sunduğu hiçbir yanıt, parlamentonun güçlenmesi anlamına gelmiyor. Bir kişiyle değil, kadınların temsiliyeti de dahil, çok bileşenlerle alınan kararlar parlamentoyu güçlendirebilir. Parlamento güçlü olmaz ise kadınlar da güçlü olamaz.

"Önümüzdeki bu büyük ümitsizliğe karşı durmanın yolu, 'Hayır'da netleşmek ve birleşmektir" diyen KCDP, şu çağrıyı yaptı: "Önce birbirinden farklı 'Hayır' diyen kadınlar olarak buluşmalı, birleşik bir kuvvet oluşturmalıyız. Bizim buluşmamız bir çekim merkezi yaratacak, tereddüt içinde olan kadın kardeşlerimize de kuvvet verecektir. Yüzyıllık haklarımızın geri alınmasına; yeniden köle olmaya kadınlar asla razı olmayacaklar. Ama bazılarımızın daha fazla cesarete ihtiyacı olabilir. Şimdi de onları asla yalnız yürütmeyelim. Hiçbir kadın içinden geçirdiği 'istemiyorum, hayır'ında asla yalnız değildir. Hayırlarda birleşelim, kadınlar kazansın. Kadınlar yaşasın."
 
Loading...
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.