Pınar Aydınlar’dan yeni albüm: Gidenlerimiz Bêkes’lere


İSTANBUL - Sanatçı Pınar Aydınlar'ın “Gidenlerimiz Bêkes’lere” adlı albümü çıktı. Aydınlar albümü, Cizre'de bir bodrumda babası Orhan Tunç öldürülürken dünyaya gelen "Bêkes" bebeğe ve hep çocuk kalacaklara adadı.

Sanatçı Pınar Aydınlar 6 yılın ardından “Gidenlerimiz Bêkes’lere” adlı yeni albümüyle müzikseverlerle buluştu. Aydınlar albümü, Şırnak'ın Cizre ilçesinde sokağa çıkma yasakları döneminde bodrumda babası Orhan Tunç öldürülürken dünyaya gelen Bêkes bebeğe ve hep çocuk kalacaklara adadı. 

Türkçe, Ermenice, Kürtçe, Zazaca ve Hemşince eserlerin yer aldığı albümün yönetmenliğini İsmail İlknur yaparken, Aydınlar’a, sanatçılar Gülten Akın, Muzaffer Öztürk, Onur Gügercinoğlu, Tebo, Önder Karataş, Mehmet Kurt, Niyazi Koyuncu, Yılmaz Çelik, Kutsal Evcimen, Sezar Avedikyan'ın yanı sıra gazeteci Pakrat Estukyan gibi birçok isim destek verdi. 

GEZİ'DEN SURUÇ'A...

Albümünde Ermeni Kızı Gule’den Karadeniz’e, 80’lerin idam marşlarından Cizre’ye kadar uzanan Aydınlar, Gezi direnişi öncesi albüm çalışmalarına başladı. Ancak çalışmalarını sürdürdüğü sırada Suruç katliamı ve Kürt illerinde sokağa çıkma yasakları yaşandı. Albümün şekillenmesinde bu olaylar da belirleyici oldu. 

20 yıldır müzik ile uğraşan Aydınlar’ın bu albümünün bir özelliği de, bu kadar sürenin ardından ilk defa "Sağ" yerine kendi soyismi olan Aydınlar ile çıkmış olması aynı zamanda. Bu durumu ise Aydınlar, “Bu albüm aynı zamanda bir kadın olarak kendi devrimimi gösteriyor” diye tanımladı.

‘ÇUTA ÇANİ' KADIN VE ÇOCUKLARI ANLATIYOR

Omuz omuza kolektif bir anlayış ile albümünün çıktığını söyleyen Aydınlar, 1980’lerde idam sehpasında son anda kurtulan ve uzun yıllar cezaevinde kalan Muzaffer Öztürk'ün “Gidenlerimiz” şiirini de seslendirdi. Hiçbir sponsorluğu olmadan çıkan albümün fotoğraflarını ise lise öğretmeni Metin Güner çekti. Albümünde Hemşince "Çuta Çani" parçasını seslendiren Aydınlar, bu parçayla da savaşlarda hep ilk kaybeden kadın ve çocuklar olduğuna dikkat çekti. 

TUNÇ KARDEŞLERE KARŞI SORUMLULULUK 

Aydınlar, albümün isminin neden "Gidenlerimiz Bêkes’lere" olduğunu şöyle anlattı: “Cizre kim ne derse desin asla kapanmayacak bir yaradır. Onun için Bêkes’lere dedik. Orhan Tunç öldüğü gün Bêkes çocuğu dünyaya geldi. Önce adını Bêkes koydular, sonra adını değiştirdiler Bêkes’in. Orhan Tunç, Mehmet Tunç ve diğer yoldaşlar bütün dünyanın gözü önünde katledildiler. Bunun affedilir bir tarafı yok. Orhan Tunç’a, Mehmet Tunç’a karşı duyduğum sorumluktan dolayı ‘Bêkes’lere’ demek istedim." 

‘ELBETTE Kİ KİMSESİZ DEĞİLLER’

Aydınlar, "Gerçekten kimsesiz oldukları için mi 'Bêkes’lere dediniz ya da başka bir mesaj mı vermek istediniz” sorusuna şu yanıtı verdi: “Elbette ki kimsesiz değiller. Kürt halkı kimsesiz değil. Orhan Tunç’un çocuğu kimsesiz değil. Ya da yaşamları ellerinden çalınan çocuklarımız kimsesiz değil. Niye kimsesiz değil. Çünkü bizler daha ölmedik. Yoldaşlarımız ölmedi ya da bu tarih silinmedi. Direnenlerin tarihi daha silinmedi. Belki bir ailede 7-8 kişi katledildi. Bir sürü insanın ailesi yıkıldı, ama komşusu geldi, o aile için ağıt yaktı. Anne çocuğuna yakamazdı. Çünkü anne de ölmüştü ama komşusu geldi yaktı. Buradaki kimsesizlikte aslında bir ironi var." 

Suikast sonucu öldürülen Diyarbakır eski Baro Başkanı Tahir Elçi için özellikle vurgu yaptığını dile getiren Aydınlar, “Sur’da ölümsüzleşmesidir gidenlerimiz. Sur dediğimiz zaman Tahir Elçi’yi, Tahir Elçi dediğimiz zaman Sur’u birbirinden ayrı göremeyiz ki" dedi. 

'MİRAY BEBEK DE EKİN WAN DA BİZİZ’

"Gidenlerimiz" ismi üzerine ise Aydınlar, “Aslında gidenlerimiz birebir tanımasak da ki tanımak zorunda da değiliz, hepsi biziz. Bunun vurgusunu yapmak için ‘Gidenlerimiz’ dedim. Yani bir yerde Miray bebek de biziz, Haci Lokman da, Ekin Van da biziz. Aslında tüm yitirdiğimiz kadınlarımız, gençlerimiz, insanlarımız ve değerlerimiz biziz. Bu bir vefaydı aslında tüm gidenler dediklerimizin ardından. Madem ben yaşamımı özgürlük mücadelesine sahip çıkarak devam ediyorum. Tüm riskleri karşımda göze alarak bu yolda devam ediyorum” dedi.

‘EŞİTLİK VURGUSU YAPMAK İSTEDİM’

Albümde farklı dillerde şarkı söyleyerek "eşitlik" duygusuna dikkat çekmek istediğini dile getiren Aydınlar, “Benim için asıl değerler eşitlikte, hak eşitliğinde yatmaktadır. Tüm ulusların hak eşitliğine sahip olduğunu vurgulamak için farklı dillerde şarkılar söyledim” dedi. 

Ermenice parçayı öldürülen Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in yakın bir dostuna verdiği sözü yerine getirmek için okuduğunu belirten Aydınlar, şarkıyı okumasında gazeteci Pakrat Estukyan’ın desteklerinin çok olduğunu söyledi ve ekledi: “Bundan sonra da elimden geldiğince farklı dillerde şarkılar okuyacağım.” 

‘BUGÜN KONUŞMAYACAKSA…’

Aydınlar, yara nerdeyse o yaraya derman olmak gerektiğine dikkat çekerek, “Bugün Kürdistan kan deryasına dönmüşken, yoldaşım tutsakken, sürekli olarak keyfi uygulamalar ile her birimiz belki çok başka bir yerlere sürgün eden, göç eden bir politika ile karşı karşıyayken, susmanın asla bir insan olmanın gerekliliğine uygun olduğunu düşünmüyorum. Bugün konuşmayacaksak, bugün bu zorluklar içerisinde bu kavgayı vermeyeceksek zulüm çok daha pervasızca üstümüze oyunlarını oynayacaktır” dedi.

‘CİZRE’NİN SOKAKLARINA FİRMA İZİN VERMEDİ’

"Cizre’nin Sokakları" adlı bir parçasını albümüne koymak istediğini belirten Aydınlar, ancak bunu neden koyamadığını da şöyle anlattı: "Son dörtlüğünde Sur direnişini, Nusaybin, Gever direnişini, Kürdistan illerindeki bölgelerin isimlerini telaffuz ederek direnişi tekrar ifade ediyordu. Ama firmam bir şekilde olmayacağını söyledi” dedi.  

Sanat ve müzik alanını bir mücadele alanı olarak gören Aydınlar, “Cizre’nin Sokakları” parçasına ilişkin, “Cizre’den evleri barkları yıkılmış bir yönetmen arkadaşım, 'Siz Cizre şarkısı yapmışsınız. Ben de bir Cizreli olarak sizin klibinizi çekmek istiyorum’ dedi. Kameralarını aldı ve geldi. Biz düşündük İstanbul’da bizi neresi en rahat ifade eder diye. Gazi Mahallesi ifade edeceğini düşündük. Gazi Mahallesi'ne gidip orda klip çektik” diyerek, ilerleyen süreçte bunu yayınlayacaklarını söyledi.

‘CİZRE’NİN ŞARKISINI OKUMAK KOLAY OLMADI’

"Cizre’nin Sokakları" parçasını okuduğu zaman Cizre’nin kanattığı yarayı tüm hücrelerinde hissettiğini vurgulayan Aydınlar, “Benim için çok da kolay olmadı Cizre’nin şarkısını söylemek. Ama şunu biliyorum gün öfkeyle bilenme günü ki daha kararlı olalım. Çünkü canımız yandı, canımız acıdı. Şimdi bunu ifade ederken daha doğru cümleler ile net ifade edelim. Bunun için de hüzünleniyorum. Gözlerim doluyor. Hüngür hüngür ağlamak istiyorum ama bu dönem o dönem değil. Bu dönem mücadeleyi büyütme dönemi” dedi. 

12 ŞUBAT’A KONSER OLACAK

12 Şubat’a Şişli Kent Kültür Merkezi’nde albümünün tanıtımı için konser verecek olan Aydınlar, son olarak kendisini dinlemek isteyenlere şu çağrıyı yaptı: “Dostlara, yoldaşlara, canlara açık. Ama gerçekten düşmanlarımız gelmesin." Böyle bir süreçte şarkı okumanın nerdeyse lüks olduğunu sözlerine ekleyen Aydınlar, “Bir sanatçı aynı zamanda halkının savaşçısıdır. Konserin sonunda Cizre şarkısını da söyleyeceğim. Sonuçta bunlar gerçek, hem sözlü hem yazılı tarihi destekleyecek belgelerdir bunlar. Elimizden geldiğince dilimiz döndüğünce söyleyeceğiz” dedi.

Aydınlar’ın albüme konulması engellenen "Cizre’nin Sokakları" parçasının sözleri ise şöyle:

Dört bir yanını sarmışlar
Güvercinleri vurmuşlar
Faşistler pusu kurmuşlar
Cizre’nin sokaklarında
Nusaybin sokaklarında
Genç, yaşlı, kadını erkeği
Giymiş ateşten gömleği
Direniştir geleneği
Cizre’nin sokaklarında
Gever’in sokaklarında
Yaralar ağırdır amca
Birer birer sarılacak
Güneş yeniden doğacak
Zafer bizlerin olacak
Cizre’nin sokaklarında
Amed’in sokaklarında
Dersim’in sokaklarında

Sadiye Eser - dihaber
 
Loading...
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.