IŞİD’e biat eden şeyh: Erbil ve Bağdat biliyordu!
ROJHABER Arap Tayi Aşireti lideri Şeyh Sıfug el-Heneş el-Tayi, Erbil ve Bağdat yönetimlerinin bilgisi dahilinde IŞİD’e biat ettiğini söyledi.

Örgüte biat ettiği anın videosu IŞİD’liler tarafından paylaşılan el-Tayi’nin şunları söylediği ortaya çıktı:

“Zor zamanlardan geçiyoruz. Her anlamda İslam Devleti’nin yanındayız. Düşmanla savaşıyoruz, rafizi ve peşmergelerle savaşıyoruz. Sadece sözle değil, fiiliyatta da öyle. Ne yapacağımızı göreceksiniz. Peşmerge, Irak Ordusu ve Heşdi Şabi’nin topraklarımıza girmesine izin vermeyeceğiz.”

Musul’dayken bu sözleri sarfeden Arap şeyhi, Erbil’e geldikten sonra IŞİD karşıtı, peşmerge yanlısı mesajlar vermeye başladı.

Tayi Aşireti lideri Şeyh Sıfug, IŞİD’le ilgili çaprıcı detayları Rûdaw’la paylaştı.

Daha önce IŞİD’e biat edip peşmergeye karşı savaşacağınızı söylemiştiniz. Şimdi Erbil’desiniz. Bu değişim nasıl oldu?

 IŞİD, o gün bana yarın sabah saat 9’da örgüte bağlı aşiretler ofisinde olmamı istedi. Ofisin başkanı Ebu Acil kod adlı Mutab isimli şahıstı. Sabah gittiğimde başka aşiret liderlerinin de orda olduğunu gördüm. 100 kadar kişi vardı. İsmimi sordular, doğruladım. Bana, rafıziler, peşmerge ve Heşdi Şabi’ye karşı konuşmamı istediler. Allah şahit bu sözlerime. Rafızilerin kim olduğunu bile bilmiyordum. İkincisi, bizim aşiretin bir bölümü Şii, nasıl peşmergeye karşı konuşayım? Ama ölüm tehdidi ve baskı altında konuşmak zorunda kaldım.

O toplantıyı yöneten şahıs, masaya silahını koymuştu. Arkasında dört iri yarı koruma duruyordu, yüzleri kapalıydı, ellerinde silah vardı. Ben de meceburen istediklerini söyledim.

Karşısında konuştuğunuz IŞİD’li kimdi?

İri yarı, zebellah gibi biriydi. Benden bunları söylememi istedi. IŞİD’lilerin yanına gitmeden önce Kürdistan Bölgesi Asayişi’nden bir yetkiliyle görüştüm. IŞİD’in benden peşmergeye karşı konuşmamı istediğini ve önceden haber vermek istediğimi söyledim. O da, “Sen konuş, sorumluluğu alıyorum” dedi. ayrıca Irak Ulusal Güvenlik Danışmanı Falih Feyaz’a yakın bir isimle de konuştum. Bana, “Senin yerinde olsak aynısını biz de deriz” dedi.

Şunu da söylemek istiyorum. Heneş ailesi IŞİD’e biat etmemiştir. Bizden bir kişi bile IŞİD için silahlanmamıştır. Hiç kimse IŞİD’in karşısında duramadı. 200 IŞİD’linin karşısında 50 bin asker ve polis kaçarsa benim gibi biri mi IŞİD’e karşı durabilecek?

IŞİD’in size karşı muamelesi nasıldı?

Sıfır tolerans vardı. Vahde Mahallesi’nde camimiz vardı. Dedem Şey Heneş ve babası orada yatıyor. IŞİD, tabutlarının çıkarılmasını, aksi takdirde camiyi yıkacaklarını söyledi. Çok uğraştık, vageçiremedik. Mecburen tabutları çıkardık. Kıyafeti uzun diye bir oğlumu götürüp 40 kırbaç vurdular.

Faal olmayan bir benzinliğim vardı, bunun için bile yıllık 12 milyar dinar zekat vermemi istediler. Sonra kardeşim Ebu Ahmed Erbil’e kaçtı. Bunun üzerine çocuklarım ve kuzenlerimle 22 gün gözaltında tutulduk. “Kardeşinin nasıl kaçtığını söylemezsen seni parçalara ayırırız. Neden kardeşinin İslam Hilafeti’nin hükümünü kabul etmek için eğitmedin?” dediler.

Serbest kaldığımda direkt Kürdistan Bölgesi’yle irtibata geçtim, “İzin verirseniz gelmek istiyoruz” dedim. “Buyrun gelin” dediler. İki haftadır buradayız, Allah’a şükürler olsun uyuyabiliyoruz. Burada korku yok.

Kürdistan Bölgesi’ne nasıl geldiniz?

 Önce Hezer ilçesine geldik, sonra 13 kilometre yürüyerek Güver’e ulaştık. Peşmergenin haberi vardı. Geldiğimizde karşıladılar bizi.

Musul’da Bağdadi’yi gördünüz mü?

Yok vallahi, sadece televizyonda gördük. Musul’a gizlice geliyordu, kimse nereye gittiğini bilmiyordu. Sadece birkaç kişinin bilgisi oluyordu. Fakat ABD onun nerde olduğunu iyi biliyor. Usame Bin Ladin’i uydudan takip ettikleri gibi Bağdadi’yi de adım adım izliyorlar.

Musul’da Kürt IŞİD’liler var mıydı?

Evet, hapiste gördüm. Çoğunluğu Halepçeli’ydi. Süleymaniyeli biri de vardı. Adını Ebu Turab koymuştu, saçları uzundu. Onunla konuştum ama konuşmayı pek sevmediği anlaşılıyordu.

Musul halkı, operasyon hakkında ne düşünüyor?

Halk Irak Ordusu ile peşmergenin gelişini bekliyor. Ulaştıkları an IŞİD’e karşı ayaklanacaklar. Şimdi de Musul’da IŞİD’e karşı küçük çapta operasyonlar var ama büyük savaş ordunun Musul’a ulaşmasıyla başlayacak. Musulluların çoğu silahlarını saklamış. Öldürülme korkusu olmasa Musullu IŞİD’lilerin çoğu örgütten ayrılır. Çünkü yerli IŞİD’lilerin 700 bin dinar olan maaşı 60 bin dinara indirildi.

Türkiye de Musul operasyonuna katılmak istiyor. Musul halkı bunu istiyor mu?

Neden ABD, Kanada, İngiltere, Fransa, Almanya ve İran operasyona katılabiliyor da Türkiye katılamıyor? Binlerce kilometre ötedeki ABD’ye izin veriliyor da komşumuz olan Türkiye’ye neden verilmesin? Bu siyasi bir konudur. Buyrun Heşdi Şabi Enbar’da ne yaptı, taş üstünde taş bırakmadı. Yüzlerce hatta binlerce Sünni gencini kaçırdılar, akıbetleri halen bilinmiyor. Felluce’de yüzlerce Sünni’nin Heşdi Şabi tarafından kafasının kesildiğini gördük. Hadi Heşdi Şabi’ye ehlen ve sehlen diyen birini bulun! Yok!

IŞİD’de ilginç görüdüğünüz neler oldu?

 IŞİD’in nesi normal ki? Silindir nedir biliyor musunuz? Asfaltın düzeltildiği araç. IŞİD halkı caddeye yatırıp silindirle üzerlerinden geçiyordu. Musul’da epey yüksek olan Temin binası var. İnsanları bu binanın tepesinden aşağı atıyorlardı. İnsanları diri diri yakıp üzerlerinde bomba patlatmaları da cabası. Bu tarihte görülmemiştir. IŞİD dışında hiç kimse bunları yapmaz. Halk IŞİD’den korktuğu kadar Allah’tan korkmuyor.

Loading...
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.